Sonsuz atlara binen I

komik bir tarafı var bu sırrı saklamanın
kuşlar da uçar kanatlanıp içine
cama yaslanan yanak elbet ağlamak ister
ve kartlar açılınca yüzmeyi bilmeyenler
için söylenen şarkı
yağmurdur ama diner.

büyükler vardır sonra mürüvvet denen simyanın
peşinden giden avcı hep gerisin geriye
bilir ki çiçeğini bir fakire verirse
soldurur onu fakir ama titrer üstüne.

ablalar vardır sonra aynalardan çıkmayan
boğulur beyaz atlı
mıhlanır göğe turna.
küçükler vardır sonra ölmek nedir bilmeyen
bırakmazlar bir türlü uykunun ellerini
herkes onu beklerken o gider uzaklara
gülleri tanır ilkin
biner sonsuz atlara.

ele geçirmiş çocuk meleğin tarifini
komik bir tarafı var bu sırrı saklamanın.

Sonsuz atlara binen II

kanatları çekilmiş bir güvercin için gök
cenaze yakınıdır üzgün görünmek ister
kerbela gazisi bir askerdir çünkü o
yorgundur yaralıdır aşka bürünmek ister

şimdi söyle kıraç bulut ne yer ne içersin gökte
haskadın civciv boğar öz dediğin üveyi
aranan kan
kimbilir kimin damarlarını süslüyor şimdi
ve bilir misin insana bir saldırıdır dişlerinin olmaması
ve göktür yalnızca kuşun ucu bucağı
ve karınca
kolay bir cinayettir her insan için
oysa yalnız onun duyduğu
yanık bir şarkı var öldüğünde başlayan
insanların olduğu
her yerde yavaşlayan.

Sonsuz atlara binen III

bir kartaldın yaralandın içini doldurdular
dekor yaptılar seni vitrine kondurdular
sarp bir kaya olsaydı ya altındaki
ve bir bıldırcın şu göbekli müşteri.

işte böyle kartal kardeş pusu denen namussuz
alıp götürdü seni ziyan oldu bütün yaz
bak bir şey kımıl kımıl şu çalının içinde
haydi kıpırda biraz.

(Bu şiir İbrahim Tenekeci’nin yeni yayımlanan kitabı Peltek Vaiz’den alınmıştır. Peltek Vaiz, İbrahim Tenekeci’nin 2. şiir kitabı. Kitap Şule Yayınları’nın 100. kitabı olarak yayımlandı.)