Böyle geçer hayatın. Bir daha yapmam dersin, bilerek bilmeyerek yaparsın. Bunu yapacağım dersin, bilerek bilmeyerek yapamazsın. Benim o taraklarda bezim yok dersin, yerine göre hem tarak hem bez hem dokuyucu olursun, giyersin çıkarırsın, eskitir atarsın.
Bu kalem yeni, dayanıklı, bu silgi yeni uzun ömürlü, izi kalınca yeni bir kâğıt çekersin, tek cümleyi başka bir sayfaya aktarır buruşturur çöpe atarsın, buruşturup çöpe attığın sayfada kalan beğenmediğin cümlenin kurtardığın cümleden daha anlamlı, daha derin olduğunu bilmezsin.
Hayalinde yangın çıkarır neyin var neyin yoksa yakarsın, kafanın içindekileri de…
Üstünü çizdiğin satırlar sana asık yüzle bakar, kare içine aldığın, hapsettiğin, kuyuya attığın cümleler kargışlar seni, yine de alkışçıların sesi duyulur.
Bu şiir iyi, bu deneme harika, bu öykü inanılmaz, ölünün körü, ya sildiklerin!
Yazdığın kadarsın da sildiğin kadarsın aynı zamanda.
Bilerek bilmeyerek.
İstemesen de!

%d blogcu bunu beğendi: