Kiraz demiş ki, ben insanların boynunu kendi sapıma çeviririm çevirmesine de ah ki ardımdan dut yetişiyor.
Bu tarlayı kendi almış.
Bu evi kendi yapmış.
Bu suyu kendi getirmiş.
Bu tarlayı bahçeye kendi çevirmiş.
Gördüğün bu meyve ağaçlarının hepsini kendi dikmiş.
Bir kütüphanesi var, vay anam, görüp de kıskanmayan kitap kurduna ben kitap kurdu demem.
Bir botanik bölümü var başlı başına ayrı bir kütüphane.
Neredeyse her bitki için, her meyve için ayrı bir raf var.
On üç farklı dilde kitap var adamın kütüphanesinde.
Gözüm kaldı ya, bir kitapla sınırlı yağma serbest dedi.
Ne alsam, ne alsam derken, ulan bu benim yaşlılık hayalim değil mi, kimin kitabını kime yağmalatıyorsun aptal dedim.
Kendime geldim.
Geldim diyorum da hâlâ gelemedim tabii..
Peki, dut ne demiş?

%d blogcu bunu beğendi: