Kraliçe miydin, kendine yeter bir kentin bir halkın mı vardı, yayın da sarıydı, tacın da, tahtın da altından mıydı, kimleri sevdin, efsanesin olmasına da sana niye gerçekmiş gibi inanıyorlar, saklı hazinelerinden bahsediyorlar sarıkız?

Üzüme övgü dizen eski bilgeler de seni bu isimle anarlar mıydı?

Biri yardan düşmüş, ölmüş, bir ağıt, buzağısı öksüz kalmış, ona bakıp ağlıyor, bir Ortaçağ resmi gibi o kareler, çok değil, elli yıl önce, erkeğinin sabana koşulduğu zamanlar, sarıkızım diyor ya, evlat acısına benziyor harflerin rengi. Sağlığında da evlat sever gibi konuşurdu onunla.

Altın lira. En çok da Reşat…

Yine dumanlı başım: Esrar…