Kısa Kısa Söyleşi bu hafta şair ve yazar Mustafa Özçelik ile devam ediyor. Mavera, Yönelişler, Yedi İklim, Dergah, Kayıtlar gibi dergilerden tanıdığımız Mustafa Özçelik, Yunus Emre, Mehmet Akif Ersoy ve Nasreddin Hoca üstüne yaptığı çalışmalar ile de biliniyor. Bizi kırmayıp sorularımızı cevapladığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

Edebiyata ilginiz ne zaman başladı?

Edebiyata ilgim ilk okul yıllarında başladı. Ders kitaplarının dışında masal, hikaye kitapları okumayı çok seviyordum. Şiir ve romanla ise orta okul yıllarında tanıştım. Yazma sürecim ise lise yıllarında başladı.

Çocukken tanınmış bir edebiyatçı olacağınızı tahmin eder miydiniz?

Benim için yazmanın kendisi önemliydi. Ama gün geldi. Kaçınılmaz olarak kendimi dergilerde buldum. Ardından da kitaplarım çıkmaya başladı. Tahminden çok böyle bir ümit ve beklenti vardı içimde. Şükür, gerçekleşti.

Çalışkan bir öğrenci miydiniz? Hangi dersleri sever, hangilerinden hoşlanmazdınız?

Ortanın biraz üzerinde bir öğrenciydim. Ama Türkçe ve tarih derslerinde biraz daha iyiydim. Fen dersleri ilgimi çok çekmezdi. Ama bugünkü anlayışıma sahip olsaydım. Her derse önem verir, hepsinden hoşlanmaya çalışırdım.

O yıllara ait ilginç bir hatıranızı bizimle paylaşır mısınız?

İlk okul üçte sınıf öğretmenim bir gün beni ağlarken gördü ve biraz sonra bana bir kitap getirip hediye etti. Hayatımın seyri o andan itibaren değişti. O günden beri kitaplardan hiç kopmadım.

Nasıl yazarsınız? Konu arar mısınız?

Konu aradığım da olur konunun beni bulduğu da. Yazarken sessiz ortamları tercih ederim. Hafif bir müzik beni dış dünyadan tecrit ederek yazıya odaklanmamı sağlar.

İlk yazdıklarınızla şimdikiler arasında ne gibi bir farklılıklar görüyorsunuz? Edebi anlayışınız ne gibi değişliklere uğradı?

Değişim kaçınılmaz bir olgu. Bu yüzden herkes gibi ben de değişiyorum Ama özde bir değişiklik yok. Sadece başlangıçta sadece şiir yazarken zaman içinde öykü, masal, deneme gibi farklı türlerde da yazmaya başladım..

En çok hangi yazarları okudunuz? Hangilerinin etkisi altında kaldınız?

Necip Fazıl, Mehmet Akif Ersoy ve Nurettin Topçu, Sezai Karakoç, Tolstoy, Geothe, Rilke ilk ve daimi gözdelerim. Sonradan bunlara elbette yenileri eklendi ama hepsinin ismini saymak uzun sürer.

Şimdi edebiyat sahasında bir şeyler hazırlıyor musunuz? Yeni projeleriniz var mı?

Sürekli olarak bir şeyler hazırlamaya çalışıyorum. Emeklilik bana bu manada büyük bir zaman imkanı sağladı. Ağırlıklı üç ana konu Yunus Emre, Mehmet Akif ve çocuklar.

Bugünkü edebiyat hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Her devrin edebiyat anlayışı kendine göre şekillenir. Bu devirde de çok güzel kitaplar çıkıyor. İyi isimler yetişiyor.

Edebiyatımızın gelişmesi için neleri gerekli görüyorsunuz?

Popüler kültür, ciddi bir tehdit. Bu tuzağa düşmeden eserler vermek lazım.

%d blogcu bunu beğendi: