Geçmişe yorum katıyor bir çiçek.

“Çıkar şu eskileri!”

Çiçek değil, ben söylüyorum. Karşımda sensin. Aslında, karşımda sen çiçeksin. Gözlerini açmış, dinliyorsun beni. Yaşanmaya değmemişler var aramızda. Çok tâlipli antikalar gibi… İçine insan yanığı konulan Hristiyan vazoları düşüyor aklıma. Değeri biçip, niçin küçültüyorlar, düşünüyorum.

Geçmişe yorum katıyor bir çiçek.

“Çıkar şu eskileri!”

“Niçin?”

Niçin diyorsun? Demesene artık! Aç gözlerini, anlat, göreyim. Bu zamansız soruları da nereden buluyorsun? Aşkı hiçe saymanın zamanı mı; bir.. iki.. üç..? Bilmiyor musun, sorulara gelemem ben, sen onlarla gelemezsin.
Seni dün seviyorum!

***

Şimdiki zamana kaçacak oluyor bir insan.

“Çıkar şu isimleri!”

İnsan değil, sen söylüyorsun. Karşındayım. Ben seni çok… desem! Bir şarkı hatırlatır bu bana, sana yalnız bir şiir.. Sen daha bir güzelsin benden. Gönlümüze yanık sevdâları getirensin çünkü. Tartısı yok içlenmelerle ölüme doğru yoruyorsun hayatı.

Şimdiki zamana kaçacak oluyor bir insan.

Sen istedin diye çıkarıyorum isimleri. Toplayıp, varlığımla beraber yakıyorum. Herbiri, bir daha seni sevmeme sebep, yandıkça. Görüyor musun? Gör ki, hiç soru taşımıyorum sana. Cevapsız kalmayasın diye. Söylemişsen söylemişsindir.
Ne çıkar? İnecek merdivenleri uzağında tutuyorum.

Seni bugün seveceğim.

***

Geleceği yordu durdu bir sevdâ.

“Sevişelim.” diyoruz.

Farkındasın, ikimiz de söylüyoruz bunu. İstiyoruz da… Yine de kaçaklı bir tarafı var gecenin. Neyi nasıl yapacağımızı anlaşamamışız daha.

Ellerini, dudağını öpüyorum; gözlerinden, rûhundan sonra. Sarılıyoruz. Sen mutlu musun, anlaşılmıyor. Bana mı tahammül ediyorsun, bana mı koşuyorsun?
Tahammülse, etme artık, istemem. Sen, beni nasıl istersen, öyle seviş benimle. Her sıcağa râzıyım, her ayrılığa da.. Fakat koşuyorsan; önce bir adım daha koş, sonra istediğin kadar. Yalnızca senin istedğin, ki, istediğimizdir. Fakat mutlaka bir adım daha ki; o, benim istediğim. A yak la rın la !
Düşündüğüm bunlar, anlıyorsun.
“Sevişelim.” deyip gerçekten sevgili oluyorsun bu sefer.
Nasılı soruyorum sana. Söylediğini, söylemediğini bilmiyorum hiç. Farketmiyor.

Seni yarın da sevdim!