Bilmiyorum.
Bir bilenin nerde olduğunu, kim olduğunu, bana nasıl yanıt vereceğini, bu uçsuz dünya ağrısından beni nasıl kurtaracağını biliyorum.
Bunu bildiğim aklıma geldiği anda, tamam diyorum, bu gün gideyim.
Yükümü atayım.
Arınayım.
Kuşkularımı sileyim.
Her sabah yola çıkıyorum.
Her sabah olanca kalabalıklığıyla yoluma dünya çıkıyor.
Kendime verdiğim sözü unutmuş olarak dönüyorum kendime.
Kirli.
Kuşkulu.
Ağır.
Sonra hatırlıyorum.
Sonra aynı yol.
Sonra aynı dünya…
Her gün aynı çevrimde dolanmaktan bilmediğimi unutma korkusu bir de…