Sicim gibi yağmur yağıyor.
Gel yürüyelim.
Yağmur altında?
Yağmur altında.
Şemsiyesiz?
Şemsiyesiz.
Üç saat yürüdük. İliklerimize kadar ıslandık. Ürpertici bir serinlik. Onun saçları yağmurda çok güzel oldu. Perçemleri yüzüne yapıştı. Allah onu yağmurun altında yeniden yarattı. Yağmur dindiğinde ayaklarımıza da karasular inmişti. Evine yakındık. Kahveye davet etti.
Nazlanmadım.
Merdivenleri çıkarken kolu koluma dokundu.
Kapıda bizi iki yavru kedi karşıladı.
Bugünü bir yıl öncesinde rüyasından görmüş. Çıkmasını çok istemiş.
Duşa girdim. Sıcak suyun altında bir süre kaldım. Çıktığımda balkonda çöp tenekesinin içinden koyu bir duman çıkıyordu. Benzin dökmüş. Evdeki naylon poşetlerle birlikte çoraplarım ve ayakkabılarım dâhil her şeyi yakmış.
Kaldım mı çırılçıplak.
Gözlerimi bağladı.
O gün bugündür gözlerim biraz bağlıdır.

%d blogcu bunu beğendi: