Gelir camı tıklatırdı. İlk başlarda korkmuştum. Korkunçluğuna rağmen güven telkin eden bir bakışı vardı. Camı açar bir dal sigara verirdim. Sessiz, bakışıyla teşekkür eder giderdi. Bu kata nasıl çıkar, camın önünde havada nasıl durur, yer nasıl yükselir de uzaklaşır bilmezdim. Merak ederdim de bunu kendime sormaya korkardım. Giderken rüzgâr uydur uydur yaz der gibi eserdi.

Bazen yazının en hararetli yerindeyken, cümle bir ırmak gibi akarken kendi halinde kulağıma o ses gelirdi, uydur uydur yaz. Resmi işimde, tamamen resmi, bilgiye veya mevzuata dayalı bir cümle kurarken de aynı sesi duyduğum olurdu: Uydur uydur yaz.

Birleşik’te, Dost’ta, İmge’de veya eski kitapçılarda, sahaflarda, bir kitabı severken, almaya niyetlenmişken yahut almayacağım bir kitabın sayfalarını karıştırırken de hemen kulağımın dibinde o görüntü biter, sadece benim duyabileceğim esintili sesiyle fısıldardı: Uydur uydur yaz.

İmza günlerinde, söyleşilerden sonraki imza dakikalarında, bir yazara bir kitap imzalatırken, yazara değil de bana görünür, çokça yazarı ve kitabı ima ederek söyleyeceğini söylerdi: Uydur uydur yaz.

Uydurur uydurur yazardım, yazarken o görünecek diye aklımdan çıkarmaz, tuhaf bir ürpertiyle diyeceğini demesini beklerdim; beklediğim anda değil de, yazının bir yerinden bir ö harfinin ortasından, bir m harfinin sol kapısından bir y harfinin çatalına oturarak bazen aynı penceredeki yüzle kâğıtta veya ekranda belirir o bilindik cümlesini zihnimin göz bebeklerine bakarak tekrar ederdi. Uydur uydur yaz. Uydur uydur yaz.

Bankta otururken karşıdaki sokak çalgısının bakışına yerleşirdi: Uydur uydur yaz.

Yürüyorum, aklımda bir öykü var, bir şiirin dizleri düşüyor ya, önde çocuklu bir kadın yürüyor, çocuğu kucağında, omzundan bana bakıyor sıpa, bakışlarında beliriyor ve dil çıkaran çocukla aynı şeyi söylüyor: Uydur uydur yaz.

Bazen bir köpek, bir kedi, bir yaprak, duvardaki bir desen, bir oyuk, bir güvercin kılığında da söylüyor söyleyeceğini: Uydur uydur yaz.

O kadar alıştık ki ona, artık o cümleyi demeyecek diye korkmuyor da değilim.

Bence o uyduruyor ben yazıyorum. Benim üzerime atma numarası yapıyor.

%d blogcu bunu beğendi: