Kimseyle konuşmadı.
35 yıl sonra geldi.
60 olmuştu yaşı.
Nereye kadar gitti?
Şemdinli’ye…
Yürüyerek.
Yaya geldi.
Üşüdü, üşümedi; acıktı, acıkmadı; yandı, yanmadı; kimseyle konuşmadı.
Gelin olurken işlediği yazma bocuklarını bıraktı işaret olarak, mercanları, gelirken aynı yoldan geldi.
Kocasının vurulduğu yeri buldu
Kanının aktığı yeri…
Bozok’ta, bir akşam, yüreği çırpınarak verdiği yazmaya, kanının aktığı topraktan bir avuç çıkıladı.
Sildi, süpürdü, evine çekildi.
Bahçede gelincik yetiştiriyor.
Kışın bile.
Epigraf:
‘Yozgat Sürmelisi’nin iki dizesi.’

%d blogcu bunu beğendi: