Dedesi kapanda tuttuğu ayağı kırılmış tilkileri sopayla öldürürdü.
Bir de bunu övünerek anlatırdı.
Tilkilerin güzel yüzü, o anki çaresiz dövülerek öldürülmeleri gözümün önüne gelirdi.
Elimdeki çay tepsisine kusarım diye korkardım.
Babası köydeki, yakın köylerdeki çoban köpeklerine iğneli ekmek atardı.
Bunu kimseye anlatmazdı.
Anlatsa kan çıkardı çünkü.
Bir gün oğlu söyledi babasının böyle yaptığını.
Şu haberlerde okuduğunuz, köpekleri zehirli etle öldüren o fırlatma var ya, işte o babanın oğlu, o dedenin torunu.
Bazen kötülük de geçebiliyor genlerden.

%d blogcu bunu beğendi: