Akşam iş çıkışı bir kahve içelim. Yemek yeriz. Kitapçıları dolaşırız.
Olur, sade/ce kahve olsun. Eve gitmem lazım.
Yalnızsın. İşin?
Nazlı’yı besliyorum.
Nazlı?
Kumru.
Gagası bir tuhaf olmuş.
Her akşam pencereye geliyor.
Onun için taze ekmek alıyorum. İçini veriyorum. Erkeği yanında bekliyor.
Güvercinler dövüyor onu.
Nazlı yemek yerken yaklaştırmıyorum.
Gözlerimin içine ışıltıyla bakıyor.
Hissediyor.
Allah’ım düğme gibi gözleri var.
Gagasına ne olmuş olabilir ki?
Bir Tarkan’a sorsak?
O kedi doktoru, kuşları bilmez.
Veteriner değil mi?
Bilmem?

%d blogcu bunu beğendi: