Adını çağırıyor.
Buradayım diyor, aynı tona yakın bir sesle.
Sonra duyulur duyulmaz bir sesle, çok şükür kaybolmamış diyor.
Çok şükür kaybolmamışım.
Kendini kendinin kız çocuğu olarak görüyor.
Kendini kendinin annesi.
Bazen annesi kızını kaybediyor, buluyor, seviniyor, şükrediyor.
Bazen kızı annesini.
Tedavi kabul etmiyor.
Hastane, hekim adını duyunca yüzünü buruşturuyor.
İlacı sevmiyor.
Anneyse o anda, kızını kendinden alacaklarından korkuyor, yakınlarına yüz vermiyor, onlardan kaçıyor.
Kızsa o anda, annesinin kendisini bırakıp yakınlarıyla ilgilenmesi, kendisini unutması korkusu yüzünden yakınlarından uzak duruyor.
Yanında biri var.
Konuşmuyor.
Yakını. Durumu biliyor.
O, onun kedisi rolünde.
Uyuyunca üstünü örtüp, balkona çıktığında, kendini tanımakta zorlanıyor ama başka şansı yok.
O kedi benim arkadaşım.
Yoksa nerden bilirdim.

%d blogcu bunu beğendi: