28 Şubat’ın edebiyatı olur mu? Bu konuda azımsanamayacak sayıda şiir, öykü, roman, deneme yazılmışsa ve hala yazılacak birçok konu yazılmayı bekliyorsa olur elbet. Ben yine de 28 Şubat’ın edebiyatı olmaz diyenlerdenim. 28 Şubat’tan cacık olmaz ki edebiyat olsun. Zalime edebiyat yakışmaz; ona olsa olsa yazdıklarımızın içinde bir rol veririz, gayet aşağılık karaktersiz bir rol. Verdiğimiz rol gereği rolünü icra eder ve defolup gider. Nice duvağı açılmamış beddualarımızla arkasından ileniriz onun için. Albız alası, köküne kibrit suyu dökülesi, yerin dibine batası… Uzar gider bu ilençler.

28 Şubat’ın edebiyatı olmaz; lakin mazlumun edebiyatı olur. Mazlum kendisine reva görülen zulümden alır adını. Zalim zulmüyle kendini aşağılayacak ki mazlum direnişiyle yücelebilsin. Zalimin ettiğidir aslında mazlumu yücelten. Söylediklerimi abartılı bulanlar çıkacaktır elbet. Adamdaki zulüm anlayışına bak, altı üstü bir başörtüsü, İmam Hatiplerin orta kısmının kapanması bir de katsayı meselesi; zulüm dediği de bu mu yani, dediklerini duyar gibiyim. Birincisinde âlimler üçe ayrıldı. O zaman devletin resmi âlimi olan zat brifinglerde aldığı gazla başörtüsünün Kur’an dışı olduğunu bin kere ispat etti. İşin gülünç tarafı ispat ettiği kişiler zaten başörtüsüne karşıydı. Öbürü çıkıp başörtüsü furuattandır demesin mi? Orijinal saçını beğenmeyen ablalarımız çakma samur saçlarla arz-ı endam edebildiler böylece. Klasik metoda inanıp içtihat kapılarını bu iki görüşe kapatanlarsa devletin üvey evlatlarıydı zaten. Sistem onları elemek istiyordu. Bu eleme işi eğitimsiz olmazdı. Çağdaş eğitim disiplinlerini karıştırdılar. Bulamasalar da buldular. Meseleyi hukukla yorumlayıp suyunu çıkaranlar, eğitimle yorumlama kısmında aciz kalacak değillerdi ya. İmam Hatiplerin orta kısmının kapatılması ve katsayı uygulaması fikri de şimdiye değin hiçbir işe yaramayan eğitim bilimci John Dewey çıraklarına kalmıştı. Her zaman olduğu gibi bir gecede oluverdi tüm bunlar. Sakallı Celal’den naşi bir kez olsun ciddiyet ilan edemedi sözüm ona bu ilerici hödükler.

Abdullah Harmancı’dan eserin hitamına yakın bir mesaj aldım. Laf aramızda ilk kez bir öykü isteniyordu benden: “28 Şubat’la ilgili yazdığınız bir öykü varsa talibim” diyordu Abdullah Harmancı. Önce şöyle bir düşündüm. Ben 28 Şubat mağduru muyum gerçekten? Meseleye bireysel, ben merkezli bakacak olursam, değildim. Eşimin ve iki kızımın başı açık, kapanmayı düşündüklerini de pek söyleyemem. Ben de hiç oralı olmadım şimdiye değin ne yalan söyleyeyim. İçinde yetiştiğim bir camia var, anam var bacılarım… Onların yaşam biçimidir başörtüsü. Peki, bu yaşananlar beni hiç etkilemedi mi? Etkilemez olur mu? İki gözü iki çeşme kapıdan uğurladıklarımız oldu. Bize diş bileyenler oldu. Elimle müdahale edemedim, lakin susmadım elhamdülillah. Aşağılık olduklarını her ortamda dile getirdim. Sırtımı döndüm, adam yerine koymadım onları. Sonra kişi olarak yaşadıklarım, gözlemlerim vardı. Aradım Abdullah Harmancı’yı. Böyle bir öyküm yok; lakin üç güne bilemdin dört güne hazır dedim. Ne yaşadıysam onları yazdım, eksiği var fazlası yok.

Olmaz kardeşim, 28 Şubat’ın edebiyatı olmaz. . Olsa olsa mazlumun edebiyatında ‘28 Şubat’ nam postmodern bir karakter olur, olmaz olasıca. Hani şeytan kulağına kurşun, planladıkları bin yıl bir elli yıl falan sürseydi belki olurdu. Olsa da onlar yazardı. Zalimin karşısında dik duranlara, mazlumun öyküsünü yazanlara selam olsun. Hüzünle okudum. Üzgünüm. Öykü dünyamızın kıymetli isimleri Mehmet Kahraman ve Abdullah Harmancıya hürmetle…

Esere katkıda bulunan öykücüler:

MUSTAFA KUTLU / Karakoncolos
CİHAN AKTAŞ / Basamaklar
FATMA BARBAROSOĞLU / Dazlak
CEMAL ŞAKAR / Çemberler
A.ALİ URAL / Mezuniyet Töreni
YILDIZ RAMAZANOĞLU / Son Leylek
SİBEL ERASLAN / Trampet ve Madonna
SADIK YALSIZUÇANLAR / Örtünen
KÖKSAL ALVER / Saklı Yara İnce Sızı
KÂMİL YEŞİL / Lebdeğer
AHMET SARI / İkna Odası
MEHMET HARMANCI / Örtülü Öyküler
HANDAN ACAR YILDIZ / Yokuş
SELVİGÜL KANDOĞMUŞ ŞAHİN / Yangına Uğramış Kitaplar
SUAVİ KEMAL YAZGIÇ / Öznesiz
MUKADDER GEMİCİ / Mandalina
AKİF HASAN KAYA / Yok
MİHRİBAN İNAN KARATEPE / Köpek Uçmak İstemiş
HÜSEYİN AKIN / Bir İhtimal Dershanesi
NEHİR AYDIN GÖKDUMAN / Deniz ve Martılar Kadar
FATMA ZEHRA SUNAY / Ürkek
MÜZEYYEN ÇELİK / Uzaktan Cumartesi
NUMAN ALTUĞ ÖKSÜZ / Şeref Madalyası
YUNUS NADİR ERASLAN / Kendine Övgü
EMİNE ACAR / Sihirli Silgi
ALİ GÜNEY / İz
MEHMET KAHRAMAN / Eksik Zaman
ABDULLAH HARMANCI / Kitaplar ve Çiçekler

Kitabın Künyesi:

Yirmi Sekiz
28 Şubat’a 28 Öykü

MEHMET KAHRAMAN
ABDULLAH HARMANCI

İz Yayıncılık / 2017

%d blogcu bunu beğendi: