Ölmeden evvel boğazladım ben beni
Sıktım sıktım sıktım…
Kesilene kadar nefesim.
Önce esen yel durdu,
Sıcak çekildi cesedimden.
Işık büyüdü, yok oldu ses.
Ve sonra turnalar, kargalar, yunuslar üşüştü cesedimin başına.
Temaşa ettim her biriyle
Işığın içinde oynaştık uzun uzun.
Öldüm sandım, ne de güzelmiş ölüm.
Ölmüş gözlerle baktım gözlerine.
Kara kışta, pazen yorganın altında çocuk oldum.
Soğuğa sarıldım uyudum.
Yalın ayak çayırlarda koştum rüzgara karşı
Dikenlerle arkadaş oldum.
Öldüm sandım, ne de güzelmiş ölüm.
Sonra sıcak ilişti usul usul cesedime,
Yel yeniden yaladı saçlarımı,
Işık söndü, sesler yükseldi yeniden.
Kaçtı turnalar, kargalar, yunuslar, bitti temaşa.
Ölememişim meğer.
Öyle yağma yokmuş.
Bu mahpusluk bu cesette,
Diri gözlerle bakamam gözlerine.










