Malumat [kuru bilgi] perdesini aralayıp bilginin hakikatine sığınarak “İnsanlık Tarihi” için belki şöyle bir çıkarımda bulunabiliriz: İnsanlık Tarihi, adına izafeten ait olduğu varlık gibi “çocukluk, gençlik ve olgunluk” olarak [belli başlı] üç çağdan oluşur.

“Çocukluk Çağı” Hz. Âdem [as] ile başlayan ve Nuh Tufanı’na kadar süren zamandır. Nuh Tufanı sonrası “Gençlik Çağı” başlar. “Olgunluk Çağı” ise varlık dünyasının Göz Aydınlığı Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa [sav]’in hem olgunlaştıran, hem de başlangıcına[1] döndüren âleme teşrifleriyle başlar.

İlk insan nesillerinin yaşadıkları yer[ler] konusunda kafamız hayli karışıktı. Lakin Göbeklitepe[2] zihnimiz durulaştıracak armağanlarla çıkıverdi karşımıza. Arkeolojik kazılarda bulunan en eski yerleşim yerleri en fazla 5 Bin, 6 Bin yıllarına aitti. Basra Körfezi civarında yapılan kazılar ve Türkiye’de Çatalhöyük bilinen en eski yerleşim yerleriydi. Göbeklitepe 11-13 Bin yıllık geçmişiyle her şeyi değiştirdi. Burada bulunan eserlerin niteliği de insanlık neslinin gelişimiyle ilgili kurgularımızı değiştirdi. İlk insan nesillerinin yaşadıkları yerlerin Dicle ve Fırat arası[3] Mezopotamya havzası olma ihtimali yükselmiştir. Göbeklitepe’de bulunan en erken mabed stil’leri[4], Hz. Nuh’un [as] Cizre civarında yaşamış olma ve Nuh’un Gemisi’nin de Cudi Dağı’nda olma ihtimalleri, Hz. İbrahim’in [as] Harran ve Urfa’da bıraktığı izler ilk insan nesillerinin buralarda yaşamış olabileceklerini göstermektedir. Böylelikle diyebiliriz ki; İnsanlık Tarihi’nin “Çocukluk Çağı” Cizre-Harran arası şehirlerimizde geçmiş olup, buralar “insanlık soyunun çocukluk evi”dir.

Nuh Tufanı’ndan sonra Hz. Nuh’un oğlu Sam[5], Akdeniz civarlarına gelmiş, “Mir’at-ül İber”e[6] göre oğlu Tarasis[7] Tarsus şehrini imar etmiştir.[8] Varlığı zaten tahmin edilen Danyal Peygamber’in kabrinin son kazılarla birlikte tarihi rivayetlerde geçen su kemeriyle birlikte ortaya çıkarılması, İskenderun Denizciler çıkışı Sarıseki girişinde Hz. Yunus [as]’ın balığın karnından çıkarak karaya ayak bastığı yer olarak bilinen Yunus Sütunu ve Hatay Dörtyol’da makamı bulunan Üzeyir Peygamber[9] tufandan sonraki yaşamın Akdeniz çevresinde ve özellikle dinler beşiği Hatay civarında geçtiğini göstermektedir. Şu halde İnsanlık Tarihi’nin Gençlik Çağı Hatay ve çevresinde geçmiştir diyebiliriz. Elhasıl “insanlık soyunun gençlik evi”dir Hatay.

[1] İrfani Bilgi’de varlık başlangıcı “Muhammedî Nur”dur.
[2] Göbeklitepe Höyüğü, Şanlıurfa’ya 20 km’lik bir mesafede, Örencik Köyü yakınlarında bir tepe üzerine kurulu, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu.
[3] Tevrat’ta geçen Eden [Cennet] da aslında buraları göstermektedir.
[4] T biçimindeki 5 metrelik bu stillerden her birinin, Taberi’de bahsi geçen “yeryüzünün imarı için gönderilen cinlerin, dünyanın saklı hazinelerini keşfedip iktidar hırsına kapılarak dünyayı giderek yaşanmaz hale getirmeye başlamaları sebebiyle onları yeryüzünden çıkarmak için gelen Melekler’den her birinin insanlarla hemdem oldukları ders ve muhabbet halkasını işaretlediklerini düşünebilir[miy]iz[?].
[5] Şam, ismini ondan almıştır.
[6] Tarih kitabı: Mir’at ül-iber, Diyarbekirli Sa’id Paşa.
[7] Hz. Nuh’un [as] torunu yani…
[8] Tarsus’un başlangıçta Hz. Şit [as] tarafından kurulduğu söylenmektedir. Nitekim Tarsus Ulu Camii’nde Hz. Şit’in bir makamı vardır.
[9] Yanlış görmediniz evet “şu bizim Dörtyol”da bir peygamber yaşamış. “Peygamber Şehri Dörtyol” diyebiliriz elbet, “Evliyalar Diyarı” da. “Haber”i olan beri gelsin!

%d blogcu bunu beğendi: