Ellerini unuttuğunu hatırlıyorsun.
Bir zeytin fidanı gibi dikildiğini, onun rüzgârıyla titrediğini.
Kalbinde gökyüzünün en güneşli halini…
Bir sıcak ırmağın içinde çırpına çarpa yol alışını…
O geçiyor.
‘Güzellik geçicidir’ de, 40 yıl sonra aynı yerde aynı gün o geçiyormuş gibi beklemen…
Bak, yine unuttun ellerini…

%d blogcu bunu beğendi: