Tanıdığı, görüştüğü, konuştuğu her insanın onda bir adı var.
Kafa kâğıdındaki adı değil bu.
Belleğinde de öyle kayıtlı değil.
Serin onda serin değil sadece.
Sarı sarı değil.
Yalnız bir şey var, verdiği ad, adlandırılan kişinin karakterinin en baskın yanı.
Çevresi de alışmış bu adlara.
Alo, ben Mızmız diye birisi arıyor Yaman’la çay içerken.
Çocukken de öyleymiş.
Annesi babası için de.
Ama başkalarının bir isim ittifakı olmamış kendisi için.
Dede Korkut’tan Bay Etiket’e onlarca ismi var.
Bizim Hüsnü de Başlık adını takmış.
Gittim tanıştım.
Şeker gibi adam…
Bana ne isim mi verdi?
Aile saadetine halel gelir diye açık etmeyeyim.

%d blogcu bunu beğendi: