65 yıl arı gibi çalışmış.
Dokumuş da dokumuş.
Pamuğun bütün dillerini ezberlemiş.
Şimdi metruk.
Yılların tezgah seslerini, alın terini, vardiya düdüklerini, lojmanlardaki, sosyal tesislerdeki koro seslerini, sporcuların kas seslerini, çocuk seslerini, bütün bunları bir sandığa kilitlemiş de birazdan büyük bir tazyikle o sesler bir kent olarak, imrenilesi bir üretim çabası olarak çıkıp, ey Türkiye ben buradayım diyecekmiş hissi uyandırıyor alanı gezerken.
Bir de çekmecelerde 30 bin desen.
“Entarisi basmadan”
O desenler Türkiye’nin altmış beş yılı.
En çok da kadınlarımızın…
İlahi nazlı, af edersin, Nazilli…