Mavi Kalem

Zehirli ağaçlar albümü

Paylaş

En uyanık olduğum zaman yakalıyor uyku perisi. Uyku perisinin uçları kahverengiye çalan kızıl kanatları var. Atları ateşten… Bin yıllık uykusuzluğumu hangi çeşmelerden kandırayım, diyorum ona.

Gümüş memelerinden bengisu sunar gibi bin bir ihsanla bana ölümün kadehlerini gösteriyor. Üzümün kızının baygınlaştırıcı tadından farklı bir şey bu: Gerçek uyku; ölüm!

Ölüm; o hepimizin bekletmeyen sevgilisi!

Bahar zehirlenmesi, diyor, hekimbaşı ruhumu yazıya döktüğünde. Bu kalem hangi ağaçtan biliyorum, bu kağıt hangi ağaçtan… Dal uçlarına biriken hayatın ne denli kışkırtıcı bir çığlıkla değiştiğini görüyorum. Değişmek: Kanımızda koşan kısraklardan ödünç aldığımız sancı!

Sancılarla geçiyor Nisan, geçti, bir daha geçer, bir daha…

Bir kızım olsaydı adını Nisan koyardım; olmadı. Kız olsaydım adım Nisan olsun isterdim. Adı Nisan olan kızlara, kadınlara aşkımı ilan ederim; istemem onlar bu esmer, bu kendi karanlıklarında gömülü dünya kaçkınına aşık olsunlar. Yahut unutun bunları, Nisan’ı da unutun, kızı da, kadını da, aşkı da…

Hayır, aşkı unutmayın! O her daim kanımızda kaynayan pınardan beslendiğimizi… İçtikçe susadığımızı, susadıkça içtiğimizi, kanmadığımızı, kanamadığımızı; kanadığımızı! Kanadı kırık cümle kuşlar yarasını aşkla sarar diyerek…

Bakın, nasıl titretiyorum sözcükleri, nasıl kekeme kılıyorum dili, nasıl bocalıyorum, nasıl boğuluyorum, nasıl terliyorum aşkın adına bile gelmeden. Nisanı doluyorum dilime, Nisanla doluyorum.

Bir gün, bir arkadaşım hiç beklenmedik bir zamanda kendine kıydığında toprakla yüzleştim. Yüzümü yeryüzünün en derin aynasına sakladım; aynalara saklandım.

Rüyalarımda açan yılan dili çiçeklerle ağıladım ruhumu. Ayaklarımı tanımakta zorlandım; bütün yollar bir korku anaforu gibi içine çekti beni, bütün yolları içime çektim.

Hadi gel, çabuk gel, acele et diyen sevgili ölüme en tatlı sözcüklerle karşılık vermek üzereyken, Hızır efendimiz boz atının terkisine aldı beni, Nisan’ın o yalnızca bilenleri yaşatan vadilerine getirdi.

O vadilerde sözcüklerden bahçeler kuruyorum.

Zehirli ağaçlar albümü hazırlıyorum geçmiş günlerim için, acı! Herkes acıyı sevdiği için değil bu, saklı gerekçelerim var.