Mavi Kalem

Üç Yumurta

Paylaş

Mavimsi benekleri var.
Çok sevimli.
O kadar ince işlenmiş ki yuvanın içi, bu kuş bir iç mimar olmalı.
Demiyoruz tabii. Mimar kim, iç mimar nasıl olur bilgimiz yok.
Yoksul ve haylaz iki çocuk, taşlıkta, dikenler arasına yapılan bir yuva bulmuşuz.
Eğilip bakmışız.
Yumurtaları elimize almışız.
Sonra, yavrular çıktığında gelip sevmek için, onları açılan kocaman ağızlarına gülmek için yer bellemişiz.
Yanımıza kadar sokulan uçup tekrar konan, uçup tekrar konan tedirgin kuşun yuvası bu…
Yanımdaki “kuş lastiğini”, bildiğiniz sapanını çıkarıyor.
Nişan alırken sapanı elinden alıyorum.
Gözlerine bakıyorum.
Ayıp lan diyorum.
Bu yumurtalar çıkacak, yavrulara yem getirecek, onlar büyüyecek.
O zaman vur.
Acelen ne.
O gece rüyamda kuş gagasında bir altın elma getiriyor.
Ben bir yavru kuş muşum.
Ağzımı açıp kapıyorum.
Kapıya bırakıyor.
Doğruluyorum.
Çadırın kapısında güneş…
Sabah olmuş.
Rüyamı bir hafta sonra hatırlıyorum.
Hemen yuvaya koşuyorum.
Bir yılanla karşılaşıyoruz yuvanın yanında.
Yılan benden kaçıyor.
Ben korkuyorum.
Yine de korka korka yuvaya yaklaşıyorum.
Üç yavru sesimi duyuyorlar.
Ağızlarını açıyorlar.
Anneleri yakın bir yere konuyor.
Gagasında…