Mavi Kalem

Susam

Paylaş

Simit tepsisi başının üstünde.
O kadar emin ve alışkın yürüyor ki düşürme kaygısı yok.
Yürüyüşünü sanatına hayran bırakıyor.
Aferin ‘ürkek’ serçeye.
Tepsiye kondu.
Bir gagaladı, bir kaldırdı başını, üç serçe daha.
Fotoğraflık bir görüntü.
O arada bir çocuk annesinin kucağından izledi genci.
Parmağını kaldırıp bir şeyler söyledi.
Serçeler de duymadı.
Belki de duydu.
Sonra ne mi oldu?
Ben işime gittim.
Serçeler uçup ağaca kondular.
Birini kedi yakaladı.
Yerde bir simit buldu çalgıcı çocuk.
Genç simitleri saydı, fırıncıya kızdı bir eksik vermiş diye.
Annesinin kucağındaki çocuk gördüğü manzarayı babasına anlatmaya çalıştı.
Serçeyi avlayan kediyi gece köpek boğdu.
Bir sarhoş tekme attı ölü kediye.
Sokak başında yıkıldı.
Başka önemli şeyler de oldu, anlatmaya değmez.
Sarhoşun karısı cep telefonundan izlediği dizinin son bölümünde uyuyakaldı.
Rüyasında son bölümde oynadı.
O sırada kâğıt toplayıcı çöpten Kaymak Tabağı’nı buldu.
El arabasına değil cebine koydu.
Sarhoşun yanından geçerken sırıttı.
Dişlerinde susam taneleri…