Kısa Kısa Söyleşi

Suavi Kemal Yazgıç

Paylaş

Aşağıdaki sorular, bir zamanlar Varlık Yayınevi tarafından yayınlanan ‘Edebiyatçılarımız Konuşuyor’ kitabından mülhem hazırlanmıştır. dergibi.com sitesi olarak günümüz edebiyatçılarına da aynı soruları sormak istedik. Onlar da günün ruhuna uygun olarak kısa sorulara, kısa cevaplar verdiler. İlk konuğumuz şair ve yazar Suavi Kemal Yazgıç oldu.

***

Edebiyata ilginiz ne zaman başladı?

Benim edebiyata ilgim, annemin roman sevgisinden ve anneannemin şiir sevgisinden başladı. Bana edebiyat muhabbetini okullar değil ailem kazandırdı.

Çocukken tanınmış bir edebiyatçı olacağınızı tahmin eder miydiniz?

Tanınmış bir edebiyatçı olduğumu düşünmüyorum. Böylesi bir hedefim de yok doğrusu.

Çalışkan bir öğrenci miydiniz? Hangi dersleri sever, hangilerinden hoşlanmazdınız?

Çalışkan bir öğrenci değildim. Hiç takdir ve teşekkür almadım. Okullar bende hiç hırs uyandırmadı.

O yıllara ait ilginç bir hatıranızı bizimle paylaşır mısınız?

Orta ikinci sınıfta anneme, anneler günü hediyesi olsun diye polisiye bir roman yazmıştım.

Nasıl yazarsınız? Konu arar mısınız?

Kimi zaman çok kolay kimi zaman çok zor. Önemli olan yazı ile bağın kopmaması. O bağ sürdüğü ve güçlendiği sürece yazmaya devam edilir. Yazmak için bir iklim ve zaman beklenirse asla gelmez.

İlk yazdıklarınızla şimdikiler arasında ne gibi bir farklılıklar görüyorsunuz? Edebi anlayışınız ne gibi değişliklere uğradı?

İlk zamanlar heyecanlarla, el yordamıyla yazıyordum. Şimdi heyecan devam etse de el yordamı biraz geri planda kaldı. Ustalık da tehlikeli gerçi. Ustalık “acemiliği” öldürüyor zira. Acemilik ölünce geriye boş bir teknik beceri kalıyor. Denge önemli ve “ben oldum” dememeli bence. Yazmak bir yönüyle her daim talebe olmaktır.

En çok hangi yazarları okudunuz? Hangilerinin etkisi altında kaldınız?

Okuyabildim dediğim her yazardan etkilendim. Kendimi olabildiğince etkilere açık tutmaya çalıştım. Bu etkiler kimilerine benzememeye çalışmak kimilerini de benzemeye çalışmakla ortaya çıktı. Bu liste biraz da iklim meselesi. Ancak konserve cevap verilebilecek bir soru değil bu.

Şimdi edebiyat sahasında bir şeyler hazırlıyor musunuz? Yeni projeleriniz var mı?

Yazdıklarım damla damla birikiyor. Proje çok. Proje kelimesini hiç sevmesem de…

Bugünkü edebiyat hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Edebiyat bütün canlılığı ve çok boyutluluğuyla cıvıl cıvıl yaşanıyor. Nostalji yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Elbette “yazılmış” olana hem vefa göstermek hem de hesaplaşmak lazım. Ancak geçmişi yüceltip şimdi yazılanları yok saymak edebiyata bir artı katmaz.

Edebiyatımızın gelişmesi için neleri gerekli görüyorsunuz?

Daha çok yazmak, daha çok okumak, daha çok eleştirmek lazım.