Çay Molası

Söyle İncindiğini

Paylaş

Acaba kaç kişiyi istemeden incittim, incittiğimi hiç bilemedim?
Kızdırmak, öfkelendirmek, gerektiğinde küstürmek: Bunları çok umursamayabilirim.
Ne var ki kırmak, incitmek çok kötü.
“İki cihan bedbahtı” diyormuş Yunus Emre, gönül yıkıcıları, gönül kırıcıları için.
Bilmeden incinenlerin, kırılanların onarılmaları için üçüncü kişilere görev düşüyor.
Nedir o görev?
İncinenin incindiğini, kırılanın kırıldığını, biliyorlarsa eğer, incitene, kırana duyurmak.
Böylelikle onarım olanağı doğar.
Ben de kolay kırılanlardanım.
Değer verdiğim kişilerdense inciten, incindiğimi belli etmem, içime atarım.
İnciten kişi kırıldığımı anlamayabilir bu yüzden ya da vaktinde anlamayabilir.
Durumu anladığında bağışlamakta zorlanabilirim, uzaklaşmış kalabilirim.
Pir Sultan Abdal gibi, “davam divana kalsın” diyebilirim.
Hemen hır çıkarmam!
O sonra gerçekleşir, incinmem içime sığmazsa, öfkem dışıma taşarsa gerçekleşir.
Ataların “kızgın sirkeyi küpüne zararlı” gördüklerini biliyorum ancak “insanı gam yıkar” diye de buyurmuşlar.
Şimdilerde katı tutumumu araladım.
Değer verdiğim bir kişiyse inciten, incindiğimi söylediğim olur kendisine.
Bence böylesi iyi.
Sirke serin kalsın, duvar kuru dursun!