Mavi Kalem

Pastoral

Paylaş

Gün batımı. Çan sesi. Eve inen karaltılar. Ağıla aldı. Saydı. Bir eksik. Hangisi? Hızlıca göz attı. Gök kız yok. Belinde baltası yola çıktı. Adını çağırdı. Kulak kesildi. Rüzgârda bir meleme. Sese doğru gitti. Sık ardıç ağaçları. Katran ağaçları. Sedirler. Tüneyen kuşlardan uyanıp karanlığa uçanlar oldu. Adını tekrar çağırdı. Yaralı bir ses rüzgârda daha yakın. Aymak atmış. Sol ön ayağı dala sıkışmış. Kucaklayıp kaldırdı, çıkaramadı. Dalı yerden uzanıp kesse tehlikeli. Ağaca çıktı. Dalı kesti. Ayak hem kırılmış hem çıkmış. Sırtladı. Geldiği yoldan ter içinde eve getirdi. Çıkığı yerine oturttu. Kırığı ucu ucuna getirdi. Katranladı. Sardı. Ayağı ardıç kabuğundan korunak içine aldı. Çok sürmez iyileşir.
Ölseydi üzülür müydü, üzülürdü elbet.

Bulmadan ölseydi Gök Kızın hali ömür boyu dert olurdu içine.

Bir de, sarpa düştüğünde meleyişleri geldi aklına.

Çocukluğu.