|
Harika ikili
İffet Oral 02.08.2008
Saat yediyi çoktan geçtiğine göre belediye otobüsünü kaçırdık; halk otobüsünün geveze biletçisi ile yine çene yarıştırmak zorunda kalacağız.
Adam hem kel; hem foduldu.
• Ayrıntılar için tıklayın!

|
| |
Asansör
Şükran Kaba 31.07.2008
O gün, diğer günler gibiydi. Hava nasıldı? Ruhum nasıldı? Hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey, o günü diğer günler gibi sıradan yapan onun asansörü beklemesiydi. Çünkü işe aynı saatlerde gidiyorduk. Hepsi bu. Karşılaşma tesadüftü, zorunlu bir birliktelikti.
• Ayrıntılar için tıklayın!

|
| |
Sen de Katıl Bu Koroya!
Tarık Sezai Karatepe 23.07.2008
Beş yıl var ki uğramadığı şehir, ne de alımlıydı. Kızılay’dan metroya binmiş, tam da eski terminalde inmişti. Çavundur’dan Sanayi’ye uzanan dört kilometrelik parkur, sağlı sollu sedir ağaçlarıyla donanmış; Aydos’tan akan su, sarkan yaprakların rengiyle yeşile boyanmıştı.
• Ayrıntılar için tıklayın!

|
| |
Saatli odanın sırrı
Yusuf Yürekli 18.07.2008
Ben Hayreddin Erdal. Beni tanımasanız da adımı duymuş olabilirsiniz, daha doğrusu dedemin adını. Anlatayım. Dedem Hayreddin Erdal, memleket henüz Memalik-i Osmaniye iken Kanlıca'daki muvakkithanede vazifeli bir memurmuş.
• Ayrıntılar için tıklayın!

|
| |
Amcan gitti
İffet Oral 01.06.2008
Aslında o değildi aradığım.
Koridorda yarı aralık kapılardan içeri aceleci bakışlar fırlatarak adı bile insana ürküntü veren bu bölümde dün yatırılan bir akrabamı arıyordum. Bazı odalar kapalı olduğundan içeriye, başımı zorunlu fakat bir o kadar da isteksiz uzatıyor; yatanların gözlerine asla ilişmeden odayı gözlerimle tarayıp çekiliyordum.
Altmış beş numaralı kapının aralığından da aynı hislerle başımı uzattım.
• Ayrıntılar için tıklayın!

|
| |