Çay Molası

Manastır’ın Ortası Havuz

Paylaş

Bir türkü geliveriyor aklımıza ve dilimize: Manastır’ın ortasında var bir havuz.
Balkanlar’da yüzlerce yıl varlığını sürdürmüş, azalmış olsa bile şimdi de sürdürmekte olan bir toplumun sözlü iletişime yatkınlığı da gözetildiğinde Manastır’a türkü yakmış olması olağan.
İşin güzel tarafı capcanlı bir türküdür bu.
Hayatın vazgeçilmezi su ve hayat dolu kızlar. Balkan acıları sızmamış içine.
“Bu yurdun kızları hepsi de seçme” dizesindeki “Bu yurdun” yerine; “Bu köyün”, “Manastır” ve “Dimetoka” sözcükleri de konuluyor. Bilindiği üzere, türkü, hele de anonimse, müdahaleye açık bir alan.
“Manastır kızları hepsi de yavuz” dizesi, Elveda Rumeli dizisindeki Berrak Tüzünataç’ın oynadığı gözü pek ve güzel Vahide karakterini usa getiriyor.
Bu arada Dimetoka’yı merak edenlere, Yunanistan sınırları içinde kalan Batı Trakya’da, Türkiye sınırına çok yakın küçük bir yerleşim yeri olduğunu söyleyelim.
Gerçekten de türküdeki gibi. Manastır’ın ortasında bir havuz var. O havuz, bu havuz mu bilmem.
Türküde çeşmeden de söz ediliyor: “Manastır’ın ortasında var bir çeşme”. Evet, çeşme de var.
Pınar da bir yerlerdedir kurumadıysa: “Manastırın ortasında var bir pınar”. Kuruduysa sorun değil.
Zaten başka bir söyleyişte, pınar yerine dere deniyor: “Manastır’ın ortasında vardır dere, canım dere”. Dragor Irmağı ne güne duruyor!
Capcanlı bir türkü dedik ya.
Bölüm sonları daha bir canlı: “Biz çalar oynarız”.
Şenliği bir bozan çıkmazsa…