Kitap

Eryiğit’ten Matematikli Şiirler

Paylaş

İbrahim Eryiğit’in yeni kitabı: Matematik Şiirden Ne Anlar.
Garipsemeyin, matematik her şeyden anlar ve her şeye karışır.
Eryiğit, matematik öğretmeni bir edebiyatçı.
Matematikli şiirlerden oluşan yapıtının adı ve türü kapağını kaldırmak isteği uyandırıyor.
Öyle yaptım.
Matematik Şiirden Ne Anlar’daki dörtlükler iki ana bölüm altında sıralanmışlar: Matematik ve Geometri.
Bir sayfada dörtlüğün dizeleri, yanındaki sayfada dörtlükle ilgili şekiller, formüller, işlemler.
İlk şiirin başlığı: Rakamlar.
Bu dörtlük aynı zamanda Matematik Bölümü’nün de ilk şiiri.
İnsandaki on parmakla on rakam ve onluk sayı sistemi arasında bağ kuruyor.
Tüm şiirler bağımsız dörtlükler şeklinde sıralanmışlar.
Rakamlar başlıklı dörtlük, on dokuzlu hece ölçüsüyle yazılmış. Acaba diğerleri de öyle mi? Öyle. Matematikçi, sözcükleri başıboş bırakacak değil ya.
(Önsöz’de belirtmiş zaten. Kitapların ön sözlerini en son okuduğumdan boşuna yorulmuşum. Uyak düzenini oradan aktarıyorum: a-a-b-a).
Kuru kuruya matematik okuyorsunuz sanmayın. Matematikli edebiyat okuyorsunuz ya da edebiyatlı matematik.
Sayma Sayıları başlığı altındaki ikinci dörtlükten son mısrayı okuyalım: “Giden gün ömürdendir yaparsak her gün geri saymayı.” Dedik ya, matematik hayatın içinde; ölümün de içinde.
Ben lisede matematik bölümündeydim. Gerçi bana bıraksalardı edebiyat bölümünü seçebilirdim ancak not ortalaması uygun olunca bana bırakılmadı.
O yıllardan aklımda sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant gibi kavramlar yer etmişler.
Acaba dedim, onlarla ilgili dizeler var mı?
Sinüs Teoremi ve Kosinüs Teoremi başlıklı dörtlükleri buldum. Usumda yer tutmuşlardan polinom ve logaritma hakkında dörtlükler de var. Tanjant, kotanjant nerede?
Kavramlar belleğimde durmuşlar ama neyin nesi olduklarından pek iz kalmamış.
Bir de Pisagor vardı değil mi? Teorem sahibi. Ünlü bir matematikçi ve de felsefeci.
Konu matematikli şiir olunca Eryiğit, Pisagoru da anmış doğal olarak.
Pascal’ı ise Hayyam Üçgeni adlı dörtlüğü okuyunca anımsadım.
Meğerse üçgenin buluşçusu Hayyam’mış, Pascal hazıra konmuş. Eryiğit, benim gibi kibarca da söylemiyor: “Paskal, Hayyam’dan intihalle üçgene verir kendi ismini.”
İkinci Bölüm’ün ilk şiiri Geometri.
Geometri kavramına ısındırıyor: “İnsan bilincinin üst düzeylerine bir giriş kapısıdır/ Üçgen, kare ve daire geometrinin üç temel şeklidir.”
Bakalım Pi Sayısı için ne yazmış?
Şöyle yazmış: “Mucizevî biçimde sonsuza kadar uzanır Pi sayısı/ Çember çevresi çapa bölünüp eklenir şair nefesine.”
Sözü, Sonsöz Yerine başlıklı dörtlüğün son iki dizesiyle bitirelim: “Matematik ve şiir birbirinin alt kümesidir her zaman/ Şiirin hayali canlanır matematiğin formüllerinde.”
Kendine özgü bir yapıt.
Eryiğit, bence iyi yapmış.