Değini

Demokratik dinazorlar korosu

Paylaş

Türkiye gariplikler ülkesi… Bunu biliyorduk da garabetin bu kadarını beklemiyorduk. Millet için varolan ‘devlet’in, millete rağmen oluşturduğu sistemin arkasında duruşu, yetmişaltı yıldır devletin milleti susturma çabası geçtiğimiz günlerde tarihi görüntülerle ayyuka çıktı. Varlığı ve bekası için her an canını vermeye hazır olduğu ‘devlet’, varlık sebebi olan millete kapıyı gösteriyordu. Bir anda oluşturulan demokratik (!) dinazorlor korosu hep bir ağızdan haykırmaya başladı genç bir kadına:

-Dışarı!

-Dışarı!

-Dışarı!

Avuçlarını patlatırcasına alkışlar eşlik etti, Cumhuriyet tarihinin bu en karanlık protestosuna.

Milletin seçtiği bir vekil, kendini dünyanın merkezi ve tek hakimi zannedenlerce siyaseten linç edilmek istendi. Onurlu olanlar sükunetlerini bozmayıp vakarla karşısında durdular bu tamtam çığlıklarının. Onurunu, namusunu ve şerefini yeminlerde hatırlayanlar ise destek vermek yerine milyarlık koltuklarına gömülüp, görünmez olmayı tercih ettiler.

Bir kadına başını açtırmakla ‘çağdaşlaşılacağını’ zannedecek kadar çağdışı, insanların iki yüzlülüğünü, seçmenlerine ihanetini alkışlayacak kadar etik yoksunu topluluk, belli ki milletsiz bir meclisle milleti yönetmekten yana.

Halktan oy dilenirken yolsuzluklarla, çetelerle mücadeleyi kimselere bırakmayanlar Meclis’e giren çete uzantıları yemin ederken nedense dut yemiş bülbül gibi sustular ne garip..

Ama sıra temiz insanların tertemiz temsilcisine geldiğinde gırtlaklarını yırtarcasına bağırmaktan geri durmadılar. Kürsünün etrafında kordon oluşturmaya yeltenip, neredeyse çok kutsal buldukları o çatı altında barikat kurmaya kalktılar.

Böylece tüm dünya ve Türkiye bir kez daha gördü ki ‘demokrasi’ bu topraklara teğet bile geçmemiş. ‘Demokratikleşme çabaları’ tabi ki biliyorduk canım; laf-ı güzâftan ibaretmiş… Ey kendinden başkasının varlığına tahammülü olmayan ve farklı olanla yaşama kültüründen bihaber güruh.. Sizin insan haklarınız buraya kadarmış, temel hak ve hürriyetlerden anladığınız buymuş demek…

Kendimizi kandırıyorduk bunca zaman. Değişir zamanla, aydınlanır kafalar diye. Umudumuzu 2000 yılına bağlamıştık. Öyle ya, yeni bir yüzyılı hâlâ bir asır öncesinin bağnazlıklarıyla mı karşılayacaktık. Ama baksanıza ülkenin en demokratik partisi bile demokrasiden bu kadar nasipsizse varın siz düşünün demokratik olmayanların halini…

Ve vicdanınız varsa ecdadın ruhundan af dileyin… Kadınlarının örtüsü ve namusunu korumak için kan döken İstiklâl savaşı kahramanlarını hatırlatayın ve bugün onların torunlarına reva görülen muameleyi bir kez daha gözlerinizin önünüze getirip, ne hale geldiğimizi -getirildiğimizi- hesap edin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir