Öykü Mahzeni

Cisr eş-Şuğurlu Mahmud Hasan’ın Siyahı

İkibinonbir yılı şubatının ikinci çarşambası, kendisi henüz dört yaşındayken, Cisr eş-Şuğur kasabasında boşanmıştı Mahmud Hasan’ın babasıyla annesi. İki ay sonra sonra evleri yıkılmıştı. Hasan ile iki kardeşini boşandıktan kısa bir süre sonra evlenen babası yanına aldı, üvey anneleriyle birlikte yaşamaya başladılar. Babası saldırıda öldü. Üvey anne Hasan’la kardeşlerini istemedi, öz annelerine gönderdi. Heyte’de yaşayan annesi, […]

Öykü Mahzeni

Dr. Afiyet Sıddıki’nin Kısa Özgeçmişi(*)

Bin dokuz yüz yetmiş ikide Karaçi’de doğdu. ABD’de tıp öğrenimi gördü, Massachusetts Institute of Technology’de okudu. Sinir hastalıkları alanında çalıştı, beyin cerrahı olarak mezun oldu. Yetinmedi, çeşitli üniversitelerden yüz kırk dört fahri diploma aldı. Kendi ülkesine, Pakistan’a döndü, burada biyolojik silahların etkilerini yok eden bir çalışma üzerine yoğunlaştı. Her şey yüz milyarlarca dolarlık bir kirli […]

Öykü Mahzeni

“Bana da Müsaade Fadime Bacı” (*)

Kemal Hoca yeni gelmişti İç Anadolu’nun en uyanık tüccarlarının, sanayicilerinin ve halkının şehrine. Yüksek İslam Enstitüsü’ne doçent olarak atanmıştı. O da içtendi ama minik bir İç Anadolu şehrinin dağ köyündendi. Yatılı burslu okumuştu. Canını dişine takmış, iki dil öğrenmiş, kısa sürede doktorasını tamamlamış, doçentlik sınavını başarıyla vermişti. Bu şehrin uyanık tüccarları; mallarına işlerine ortak olmayacak, […]

Öykü Mahzeni

“Nay-ı Şerif”in Askerlikle İmtihanı (*)

Seyfi, sanayiye vardığında bozkır sıcağı ortalığı kavuruyordu. “Şu kilolardan nasıl kurtulacağız Allah’ım!” diye söylendi. Ensesinden boynuna, oradan da sırtına inen ter damlacıklarını ayrı ayrı hissediyordu. Penye ıpıslaktı. Sefer Usta’nın Subaru servisi tenhaydı. Park etti. İndi. “Vaaay Seyficim, hoş geldin canım. Gel.” Tabureye çöktü: “Off! Abi bu ne sıcak!” Sefer Usta küçük oğluna seslendi: “Güçük Alı […]

Öykü Mahzeni

Sineklerin Tanrısı

William Golding’in anısına… Yaşlı kadın öldü. Aradan on iki gün geçti. Cenaze kokmaya başladı. Yoldan geçenlerin şikâyeti üzerine emniyet müdürlüğü, cenaze işlerini aradı. Cenazenin alınması için ekip gönderildi. Ceset çürümeye başlamıştı. Kadın koltukta, elinde televizyon kumandası, o vaziyette ölmüştü. Üstüne binlerce sinek üşüşmüştü. Korkunç bir kokuya sineklerin vızıltısı eşlik ediyordu. Yanda bir kedi, çaresizce bakıyordu. […]

Öykü Mahzeni

Tırı Vırı

Bakırcılar Çarşısı her zamankinden kalabalık. Siyah giysili genç adamlar, birbirini ite kaka yaklaşmaya çalışanlar, onlara eşlik eden esnaf… “Ne bu?” “Vali Bey geziyor.” Soran Deli Rasim. Nasıl oluyorsa kalabalığı yararak valinin tam karşısına geçiyor. Çay ocağında ikram edileni içiyorlar. Rasim’i henüz tanımıyor vali. Özel kalem müdürü Tınaz Bey, üstü başı perişan, pis pis kokan adama […]

Öykü Mahzeni

Âmin

İncek Tek Sitesi’nin camisinde cuma namazındayız. Sitenin inşa halindeki yapılarında yatıp kalkan Hayalet geliyor. Geçen yaz buraya dadanmıştı. Bazı üyeler ısrarla adamın buradan uzaklaştırılmasını istedi ama olmadı. Yönetim uğraştıkça işler sarpa sardı. Önce karakola, sonra jandarmaya, ardından ilçe savcılığına şikâyet edildi. Tuhaf bir şekilde adam buraya yapıştı. Şikâyet edenlerin başına türlü işler geldi. Kimisi kaza […]

Öykü Mahzeni

Gönül Kapıcı

Gönül’e Kapıcı soyadı, babasından yadigârdı. Babası, bindokuzyüzyetmişli yıllarda, Van’ın Muradiye’sinin adı değiştirilmiş; Mergi Ahmo iken Çayırlı Yol yapılmış köyden gelmişti bu şehre. Yedi çocuğu olmuş, ikisi yaşına basmadan ölmüştü. Beş çocuğun biri kız, dördü erkekti. Köyde tarlasına buğday eken, koyun besleyen adam, şehirde bir süre inşaatlarda çalıştı. Bel fıtığı kronikleşince yapamadı. Bir yakınının tavassutuyla İlker […]

Öykü Mahzeni

Takip Mesafesi

Sedat, Kahramanmaraş’ta, terk ettiği lisede okuyan Gülcan’a âşıktı. Aynı yıl başlamışlar, kendisi sınıfta kalmış, o geçmişti. Hiç konuşmamışlardı. Gülcan, Sedat’ın kendisine sırılsıklam âşık olduğundan habersizdi. Sadece Sedat’ın yakın arkadaşları biliyordu. Onlar da sır gibi saklıyordu. Gülcan’dan söz ederken, “yenge” diyorlardı. Kimse kem gözle bakmasın diye, çaktırmadan kızı kolluyorlardı. Sedat ertesi yıl da sınıfta kaldı ve […]