Beyaz haber Deneme

Cahit Zarifoğlu’nun Bize Söylediğidir

Şiir tarafından ihmal edildiğim bütün zamanlarda, kendi halime, yalnızlığıma zalimce bir hayranlık duyuyorum. İçim kabarıyor, bıraksalar da ıssızlarda başım önümde, kendime gömülerek dolaşsam.                                                                   Yaşamak’ tan  7 Haziran 1987’de kaybettiğimiz şiirin zarif prensinin bu sene vefatının 29. sene-i devriyesi idi. Edebiyatın çeşitli türlerinde nitelikli örnekler sunan Cahit Zarifoğlu’nun daha çok şiiri ve şairliği gündemde olmuştur. […]

Deneme

Arı Ülkesinde Bilge Acıbal

“Bal idi Bal ülkesi Gül idi Gül ülkesi” Bir zamanlar tatlı mı tatlı bir Bal Ülkesi vardı… Kovanlar bala alışmıştı. Bahçeler güle alışmıştı. Şeker dökülen dudaklar, baldan tatlı dile alışmıştı. Pırıl pırıl arılar şehri, ana eli gibi şefkatli, çalışkan ele alışmıştı… Bal Destanında böyle anlatılırdı o Güzel Bal Ülkesi. Ama Bal Ülkesini bilmeyenler için destanın […]

Deneme Şiir

Ben Seni de Görmeden Sevdim Ey Sevgili Kudüs!

Babam hep yakından bakardı Kudüs’e: İstanbul’dan. Hemen elinin altındaymışçasına.         Radyosunu hiç ayırmazdı yanından, ajansları kaçırmazdı, eli yüreğinde dinlerdi hep. Önce benim yeni yıkanmış saçlarımı okşardı, sonra Mescid-i Aksa’nın uzun yıllar taranmamış saçlarını, sonra gözyaşlarını silerdi. Kubbetü’s-Sahrayı da ihmal etmezdi, kapı komşusuydu çünkü. Bindokuzyüzaltmışyedinin soğuk haziranında, gündüzün karanlığında, çocuklar oynarken sokakta/ sokak da oynarken çocuklarla, ezanın […]

Deneme

Yol da Güzel Yolculuk da

Okuma kültürünün ne anlama geldiğini anlayıncaya kadar daldan dala atlayarak çok çeşitli okumalar yapıldığı doğrudur. Okumanın faydalı bir iş olduğunu sürekli anlatmaya çalışan rahmetli dedem, daha ilkokula başlamadan kendisinden Kur’an dersleri almaya gittiğimiz vakitlerde bize değişik kitaplardan peygamberlerin hayatını ve ahlaki dersler veren hikayeleri okur, dikkatle dinlememizi isterdi. Kalın ciltli kitapları vardı dedemin. Aralarında sayfaları […]

Deneme

Kitaplar ve İnsanlar

Ben böyle değildim eskiden… Hiç konuşmazdım, susardım hep. Susmaktan hoşlanır, zevk alırdım adeta. Susmak belki yaradılışımda vardı, belki böylesi yakışıyordu bana: ama besbelliydi ki susmayı tercih etmem daha çok bunun gerekli olduğuna inandığım içindi. Susmak başlı başına bir eylemdi bana göre; nice konuşmalardan daha iyi anlatırdı bazı şeyleri. Konuşmak rahatsız ediyor sıkıyordu beni, tedirgin kılıyordu. […]

Deneme

Hayattan Çalar Saatler

Alarmını kurduktan sonra cep telefonunuzu, başucunuza koydunuz. Komodinin üzerine de çalar saatinizi ayarlayıp güzelce yerleştirdiniz. Ne olur ne olmaz deyip, kızınıza da tembihlediniz “beni sabah uyandır” diye. Hatta yatmadan üç bardak su içtiniz, arzuladığınız vakitte uyanmak için. Yine de her sabah, bir savaş meydanına dönüyor ortalık. Bir yandan telefonunuz çalıyor, öte yandan çalar saatiniz hücûma […]

Deneme

Sıra Dayağının İnsana Ettikleri

1. Ortaokul yıllarımda yaşamıştım ilkin sıra dayağını… Sınıfta biri hocadan izinsiz konuşmuştu, gürültü çıkarmak anlamında… Hoca da; “kim o?” demesine rağmen hiç kimse cevap vermemişti. Kimin ses çıkardığını elbette birileri biliyordu. Ses arkalardan gelmesine rağmen, ön sıralardakilerin de az çok bir tahmini vardı elbet. Velhâsıl kimse ne tahminlerini konuşturdu, ne de bilenler o arkadaşın adını […]

Deneme

Dördüncü Koltuk

İlgili değilseniz ilgilenmeyeceksiniz, sizi ilgilendirmeyen konularla. Küçük bir ilçeydi görev yerim. Daha doğrusu orta boy iki kasaba birleşmiş bir ilçe yapmışlardı. İlçenin adı bile eklektikti. İki kasabanın adından birer hece alınmış ve türetilmişti İlçenin adı. Kasabaların merkez camilerinden çekilen bir hattın tam ortasına Hükümet Konağı yapılmış ve adalet kuruluşta sağlanmıştı. Ardından bütün daireler ilçe müdürlükleri […]

Buhara'dan Gelen Adam Deneme

Üstüme Örtün Beni, Üşüyorum

Görülmeyeceğim. Yeşil yapraklarınız arasında salınan bedenimden yere düşmüş bir gölgeden daha fazlasıyla gelip geçmeyeceğim arafınızdan. Ki ben, bir türlü sükûna erememiş inançlarınızın üzengisine yapışmış bir kader gibi sürüklenip durdum ‘gel’ ve ‘git’leriniz arasında. ‘Değer’in ‘değersizlik’ e çarpıldığı o meşum terazinin hangi kefesinde olduğumun, bir farkı değil, katı bir farksızlığı işaret ettiğine ömrümden daha uzun bir […]

Buhara'dan Gelen Adam Deneme

Suya Leke Düşürmek

Bu yaşa gelmişsin, hala deli taylar gibisin. Aldığın bir nefesi bile ikiye bölüyorsun. Tereddütler, şüpheler, yan yatmalar, çamura batmalar… söylesene emin olduğun ne var. Yağmurda ıslanmıyorsun, karda batmıyorsun; gecede karanlık öğütüyorsun, gündüzde ışık. Aklına gelen yoluna, yoluna gelen aklına gelmiyor be adam! Hayata hep kapı aralığından bakmayı huy edindiğinden midir yoksa elinde sürekli bir kapıyla […]