Değini

Leyla Demirli’nin Aşk-ı Leyla Şiiri Üzerine

Bırak gözlerini bakışlarıma Güneşim alnına vursun sevdiğim Nehirsen tek eş ol akışlarıma Aşkın benliğimi sarsın; sevdiğim! Gülüşün yüzüne işlenmiş nakış Her sözün sinemde ayrı bir yakış Yaz olur seninle içimdeki kış Çiçeğin dalımı yorsun; sevdiğim! İçimi titretir bakışı elâ Kavurur içimi bu tatlı belâ Mecnun’un sureti o aşk-ı Leylâ Dillerin bir beni sorsun; sevdiğim! Onsuz […]

Beyaz haber Değini

Rönesans-Fetih-Ayasofya ve politika

Suad Alkan Rönesans, insanî bir yol aramaya başlamakla, 16. yüzyılın sonunda batı için olduğu kadar, doğu için de bir taze kan hüviyeti taşımıştır. Barbarlığın ilânihaye sürüp gitmeyeceğini akıl eden reformcu Batı aydınları yanında, Doğu zaten yorulmuş ve insanı yeniden yorumlama iktidarını yitirmiş, zâhirdeki tecellilere bakmaktan bıkmış, gaipten sürekli bir işaret arama kaygısıyla kuşatılmış gibiydi. Rönesans’ı […]

Değini

PAZIL BOZUL

 “biliyorum melekler kardeşlerim biliyorum Kimseyi terslemez örslemez ama ben düzengime düşeni yapmalıyım bir iyilik meleki listesine her gün yeni ek ek yapmalı çekiç güç orak tırpan bir erkek melek herkesin herkesin iyilik motoru olmalı sizden biri, ekmeğini taşa yazan düşeyazan düşe yazan gökte asılı durmayın kardeşlerim her herdeyim.”   (İyilik Meleki, Pazıl Bozul syf:22)   […]

Değini

Su üstüne yazmıyoruz

Zaman zaman düşünmüyor değilim: “Keşke sanal bir dergi yerine 16 ya da 24 sayfa (fotokopi de olabilir) bir dergi yayınlıyor olsaydım” diye. Benim böyle düşünmeme yol açan nedir, merak ettiniz değil mi? Okumaya devam ederseniz, merakınızı gidermeye çalışacağım. İnternet bir sanal dünya. İşte bu sanal ve de büyülü dünyada yayıncılık yapmak, popülariteye prim vermeden “edebiyat”ı […]

Değini

Hayat devam ediyor!

Ne yazık, zaman akıyor ve hayat devam ediyor! Yaşanmışlar, hissedilmişler geride kalıyor, hüzün bağlıyor ve küf tutuyor hayat kalıntıları güneşin devr-i daimiyle….. Bütün devasa elemler, minik mutluluklar, nahoş duygular küllenebilirmiş demek… Haylazlıklar, umursamazlıklar, çılgınlıklar hayatın, sis perdesi ardında kalan bir yerlerine bir daha çıkmamak-çıkarılmamak üzere gömülebilirmiş… Parçalanmış gidişler, kibirli bekleyişler, korkunç heyulalar, çingene yüzlü umut […]

Değini

Demokratik dinazorlar korosu

Türkiye gariplikler ülkesi… Bunu biliyorduk da garabetin bu kadarını beklemiyorduk. Millet için varolan ‘devlet’in, millete rağmen oluşturduğu sistemin arkasında duruşu, yetmişaltı yıldır devletin milleti susturma çabası geçtiğimiz günlerde tarihi görüntülerle ayyuka çıktı. Varlığı ve bekası için her an canını vermeye hazır olduğu ‘devlet’, varlık sebebi olan millete kapıyı gösteriyordu. Bir anda oluşturulan demokratik (!) dinazorlor […]

Değini

Takıyye nedir?

“Onların dünyalıklarından elde etmek için dininden taviz verme; böyle davranırsan, onların gözünde küçüleceğin gibi, dünyalıklarından da mahrum kalırsın; dünyalıklarından mahrum kalmasan dahi, geçici ve âdi bir şeyi hayırlı ve ebedi bir hayata tercih etmiş olursun.” (İmam Gazali; İhya) Şöhret ve makam-mansıp basamaklarının başını tutmuş âhiretsizlerin (“solcular”ın) seni, elinden tutup şöhre ve makam mansıba tırmandırması (dergi […]

Değini

Kırık

Sizi tanıyor muyum? Maalesef haklısınız. Sizi tanımıyorum. Hayatlarımızın her hangi bir anında da karşılaşmış olamayız. Çünkü kıyafetinize bakılırsa Andromeda’dan olmalısınız. Bense nereli olduğumu bilmiyorum. Dünya-Mars arası sefer yapan bir mekikte doğmuşum çünkü. Tam ortada doğduğum için nereli olduğumu bilememişler. İşte bu yüzden kimliğimin doğum yeri hanesi boştur. Bu boşluk içime de bulaşmış ve ben uzayda […]

Değini

Mektupçu

Yolunuz At Pazarı Meydanı’ndan geçerse, kuzey çıkışının sol köşesindeki asırlık yarı ahşap kıraathanede, tahta sandalyelerden birine oturmuş, mermer üstlüklü ahşap masada, elinde kalemi, akıcı bir yazıyla mektup kaleme alan birine rastlayabilirsiniz. Rastlayabilir ve çekinmeden yanına yaklaşıp yazdıklarına göz atabilir, hatta masasına oturup o yazdıkça siz okuyabilirsiniz. Ancak, gözden geçirip zarfa koyarken biraz acele etmelisiniz. Günümüzde […]

Değini

Renkli Türkçe Sinemaskop

Bizim aşağı mahallenin haylazları toplanmışlar, meraktan fincan gibi olmuş gözleriyle birisini dinliyordu. Durdum seyrettim. Anlatan çocuk konuşmasını sürdürürken, hayalî birisiyle dövüşüyor; yumruklar atıyor, yana çekiliyor, olmayan bir silahla ateş ediyor “dışınn… dışınn…” diye sesler çıkarıyordu. Yanlarına yaklaştığımda kimse istifini bozmadı. Çocuğu dinlemeyi sürdürdüler. “Esas çocuk”, “kız” ve “kalleş adam ve adamları” vardı hikâyede. Ben de […]