Şiir

Bir kadın ve yalnızlık

Sen, bir hayalet gibi böyle her akşam Tekinsiz caddelerde gezinen kadın Gözlerin ötelerde, yüreğinde gam Bu uzun bekleyişten nedir muradın? Telaşlı adımlarla geçip şehirden Yiter kuytu korularda ayak sesin Yolunu karanlığa çevirip birden Çirkin bir tarafını gizler gibisin Tutuşur eteğinde akşamın rengi Ümidini bırakır ay, saçlarına Aşk ömründe içli bir hatıradır ki Taşıyıp götürürsün dünden […]

Şiir

Boşa Gider

Ömür bitiyor Bir aşkı çiçeklemedim daha Bir peygamber yüzü görmedim Üstümde uçsun isterdim Kar kanatlı bir kuş Ne olmuş Nasıl kaybolmuş içimin bir yanı Tanrı, böceklenmiş fikrimde Arayıp duruyor, kendini tanıyanı. Tam oradan yakalanmışım Bu benim umûdum. Öyle çirkin bir dünyâ ki, çevremde Zincir zincir vurulup Duvar duvar hapsolundum Önce ben şarkıları söyledim Önce ben […]

Şiir

Ateş

Nasıl ateş? Ateş oturmuş gözüne sevdâlarca Diyor, tüm bakışını bir gecede harca Hasrete yâr olmuş, aşka bahâne Yakar yüreğini usul usul ateş. Bir azap mevsimidir fikrinde zaman Yaşar gidersin karanlıkları Ve derin sevdâlardır aklını çalan Ve ayrılıklar yalnızlığına eş Sıcak arzûlar ilişir ellerine Ömründe bitmeyen bir fasıl ateş Her akşam bir tâze günah bohçalar Ötelerin […]

Şiir

Su

Nerde su? Su titreşir ellerinde, boğum boğum işlenir Su senin sükûtunla sessiz, menevişlenir Çekilir sancılara perde perde su. Tut ki, ömrün sıcak mevsimindeyiz Sevgiyle ötüşmeye duruşur kuşlar Kan-ter içinde sevişir kuşlar Güneş Senin de teleğine bir sıcak düşürünce Git, serinle Ki çâredir türlü derde su. Aşkı söyleşir gökler, ince bir gürültüyle İçin için ağlaşır. Bulutlar […]

Şiir

Toprak

Nedir toprak? Toprak serilmiş ayaklarına Ümitleri nakşeder hep yarına Çünkü senin topukların gül kokar Bastığın yerde bir bahçedir toprak. Adım adım zamana gem vurursun Rûhun içer hasreti bir pınardan Şöyle bir bulutlara bakarak Ayrılıktan dem vurursun Seni, sevgilidir diye basar bağrına Bana, aşkı yeniden öğretir toprak. Senin işin, salınıp gezinmektir üstünde Toprağın bütün derdi can, […]

Öykü

Güneş Saatleri

Caddeler bu adamdan korkuyordu. Geceydi, karanlıktı, soğuktu. Akşamüstü şehir, eve dönüşlerin yoğun trafiğiyle karıncalanmış, tam dinlenmeye çekileceği sırada bu şom karanlığa rastlamıştı. Karanlık, köylü bir göçmen gibi, dağlardan, ovalardan yürüyüp inmişti şehre. İri bir yağmur da gelmişti onunla. İlk damlalar inceydi, çatıları okşamış, rutûbetli kokular çıkarmıştı ortaya. Şimdi artık damlalar, soğuk bulutlardan beslenmiş, büyümüş, kocaman […]

Şiir

İlhâm

Vuslat belki uzakta, bilmem, yakında belki Özlenen sen olunca hasret öyle güzel ki, Gökyüzümde açılan geniş cam kapılardan Nazarı sudan almış, beyaz rengini kardan Periler uğruyorlar, masalından firarlı Periler ki, gönlümü incitmeye kararlı. Oysa yalnızım işte, yalnız, yapayalnızım Şiirin kumsalında tutmadı ayak izim Dostum dediğim ilhâm lûtfen bir gülümsüyor Geceler dil bağlamış, karanlıklar susuyor Söylediğim […]

Deneme

Necip Fazıl’ı sevmek…

Son yılların modasından bahsediyorum. Belki Üstad’ın yaşadığı dönemlerde filizlenen, o zamanlardan moda olma yoluna koyulan, ama daha çok onu kaybettiğimiz günlerden sonra çığ gibi büyüyen bir sahtekârlıktan dem vurmak istiyorum. Sahtekârlık diyorum, çünkü böyle olduğuna inanıyorum. Kullandığım bu kelimeden alınacak olanlarıysa hiç umursamıyorum. Çünkü gerçek anlamda alınacaklarını düşünmüyorum. Alınmak, olsa olsa haklı olduğunuz veya başka […]

Öykü

Daima

Geçmişe yorum katıyor bir çiçek. “Çıkar şu eskileri!” Çiçek değil, ben söylüyorum. Karşımda sensin. Aslında, karşımda sen çiçeksin. Gözlerini açmış, dinliyorsun beni. Yaşanmaya değmemişler var aramızda. Çok tâlipli antikalar gibi… İçine insan yanığı konulan Hristiyan vazoları düşüyor aklıma. Değeri biçip, niçin küçültüyorlar, düşünüyorum. Geçmişe yorum katıyor bir çiçek. “Çıkar şu eskileri!” “Niçin?” Niçin diyorsun? Demesene […]