Öykü

Olmadı gitti

Boğuşma, didişme ve kavgayla dolu bir hayatın kanatlarına bıraktı bizi sessizlik. Zamanın elleri bu bedbin, kanaatsiz hayat kitabına yazdı durdu izlerimizi. Gençliğimizin erişilmez uzaklığına ve hayallerimizin dönüşsüz terkedişine hayıf dolu sitemler gönderirken, bu ağır darbeyle daha da incindik, küstük, kırıldık biz herşeye. Acı hatıraların, ümitsizliğin ve inkarın zilleti yükleniverdi hep ruhumuzun derinlerine, çırpındık velakin atamadık […]

Öykü

Burası benim perişanlığım…

Burası benim gazel yüzlü baharım… Gecenin asalak sessizliğinin zarif yakamozları yuttuğu bir girdap… Karanlığın namussuz kızlarının cilveyle oynaştığı, ince, nakışlı kahkahaların ummanı burası… Burası benim perişanlığım, kolumun kanadımın düştüğü giz ve kötülük ormanı… Asırlar boyu kendi kendimle söyleştiğim vadi, gamlı ölülerin mekanıymış anladım… Dünyanın yeri de doğru değilmiş meğer… Altın, yakut, zümrüt, fildişi konuşmalar, emelin […]

Öykü

Yokoluş Zamanı

I Baharın her açan goncasıyla tebessümler belirse içimde… İhtiyar zaman gelip yakalamasa beni, tutmasa yakamdan, koşup gitmesem şuh emellerin arzulu seslenişlerinin, uzakların çağırışlarının ardından… Kainatın içseslerini, bedbinliklerle yoğurarak getirmese kurbağalar, bed sesleriyle… Kör olsam görmesem tipiye yakalananları, çamurlara saplananları, gri bulutlarla sarmalananları, itişe kakışa yaşayanları… Izdıraplı benliklerini, koca gövdeli, yıkık gönüllü kadirbilmezlere satanları… Duymasam talihsizlerin […]

Deneme

Devlerin Aşkı

Biz aştan doğduk, Annemiz de aşktır bizim… Mevlana   Kes çığlıklarını yüreğim, karanlıklar seni duyamaz… Kes ki, matemlerle, kederlerle örülmüş bir girdaba düşmüş omuzlar, seni taşıyamayacak kadar yorgun… Geçmiş vakitlerin ruhunun ağırlığıyla zaten bitap düşmüş bu mahkum, ağaçkurtlarının yiyip bitirdiği gövdesiyle ümitsizlik okyanusunda zillet ve boyuneğiş mücadelesine devam ediyor çünkü… Sus işte, sus terennümlerinde aşkın […]

Deneme

Sonbahar

Yapraklar, güneşin batarken büründüğü sıcaklığı giyindi artık… Dallar ayak uydurmaya başladı günlerin ıpıssız, kasvetli yürüyüşüne… Kuru yemişler olgunlaştı, bağlarda üzümler sıkılıyor, gül halesi yüzlü güzeller yol bekliyor bu mevsim… Sevinçler geceye yazıyor, umutlar yas tutuyor, uykular sürmeliyor artık gözleri… Gidelim buralardan… Rüzgarın vurgun yemiş inleyişi daha bir kucaklıyor sakinleşen ateşleri, korkunç ulumalar yükseliyor sine-i yarasından… […]

Öykü

Vazgeçti, geri döndü

Güneş dağların üzerinden hafif mahcup bir gülümseyişle kayıp giderken, nedeni bilinmez bir titreyişle his dalgası sarıyordu kuzeylerini… Kendini bilmez bir edayla bakıp duruyor gökyüzüne ve lanetli kehanetler geliyordu aklına bir bir… Çınlayan kahkalar beynini öğütüyor, sonra bir bir karanlığın en derinlerine gömülüyordu sis perdesi ardındaki buğulu siluetler… Yumuşak bir gülün naif yapraklarına serin dokunuşlar bırakarak […]

Değini

Hayat devam ediyor!

Ne yazık, zaman akıyor ve hayat devam ediyor! Yaşanmışlar, hissedilmişler geride kalıyor, hüzün bağlıyor ve küf tutuyor hayat kalıntıları güneşin devr-i daimiyle….. Bütün devasa elemler, minik mutluluklar, nahoş duygular küllenebilirmiş demek… Haylazlıklar, umursamazlıklar, çılgınlıklar hayatın, sis perdesi ardında kalan bir yerlerine bir daha çıkmamak-çıkarılmamak üzere gömülebilirmiş… Parçalanmış gidişler, kibirli bekleyişler, korkunç heyulalar, çingene yüzlü umut […]

Öykü

Güneşe doğru…

Soluk alıp vermekte güçlük çekiyor, arada bir derin nefesler alarak rahatlıyordu yıkık emellerin korkunç gökgürültüsüyle sarsılan yüreciği. İşte yeniden bir acı kıskacıyla daha sıkıveriyorlardı bütün zerrelerini… Ama olsundu.. Hayatı boyunca sığ nehirler, alçak tepeler çekmemişti onu zaten. O hep okyanusların ürkütücü enginliğine, dağların sonsuz doruklarına meftun ve hayran olmuştu. Hep başka güneşler, başka topraklar aramış, […]

Öykü

Çoğaltılmış resimleri vardı büyüklerin

Büyümek istemiyordu, zor geliyordu O’na buzlara alışmak. Biliyordu çünkü, büyüdükçe umudun ardına sinsice gizlenerek tetikte bekleyen mutsuzluğu katre katre içeceğini, hayatın depreşen ağırlığının altından kalkamayacağını, belki telef olup gideceğini yılan gözlü hüzünlerin ayasında… Kahır dolup hınçlanacağını, hayata ve insanlara kötü kötü bakacağını, dolu dolu nefret duyacağını… Herşeyden önemlisi billur suların mavisindeki cemreye bile kızacağını, mor […]

Değini

Vazgeçilmezim

Yabanıl hayatların güncesi gibiydi yitip giden ömrünün tamamı… Kötü kalplerin yaman aşinalığından bıkıp usanmış, sevgisizlikten çırpınan, çırpındıkça yapay mutlulukların içine gömülen ömürleri görmüştü hayat yolculuğunda… Bir kapıdan girip öbür kapıdan umarsızca çıkanları tanımıştı… Anlaşılmaz ömürler, garip duygular duyumsamıştı duyumsamasına da kendi yalnızlığından, içini bir mum alevi gibi usulca ve biteviye yakan o kordan, penceresiz, bir […]