Mavi Kalem

Pencerede tül perde

Yanlış anlama; o meşhur reklam filminin müziğinden ilham almadım; pencerenin perdesini açıp yüzünü bana göstersen de bir şey değişmeyecek… Dışarı bakanlara sahiden bir dışarı bakan daha eklenmiş olacak… Bana, yarim olsa da bakabilirsin; yine yanlış anlama… Yanlış anlama diye başlayan her cümlede bir hinlik bulunur; benim cümlelerim de hinlikten nasibini bir nebze almıştır almasına da, […]

Mavi Kalem

Gökyüzüne bakınca

Dönüp dolaşıyoruz “uzun ince bir yol”da, adına hayat diyorlar, mekanı cennet olsun şenlikli sürgün yazarımızın dediği gibi, “bir ömür” böyle geçiyor… Döndüğümüz köşe başlarına çocukluğumuzu, gençliğimizi, yetişkinliğimizi serpiştiriyoruz. Tılsımlı bohçalar içinde taşıdığımızı sandığımız sevinçler kurşundan ağır bir yüke dönüşüyor yol uzadıkça… Tanrım, döne döne oynuyoruz yalnızca bizim için, her birimiz için ayrı ayrı yazdığın oyunu. […]

Mavi Kalem

Alem nasıl görünür; yalnız aşk ehli bilir

Sevmekten aynalar yapıyorum, simleri dökülüyor aynaların, eskiciler pazarlık yapıyor geçmişim üzerinden aynalara bakarak, sevmek sözcüğü de bütün halleriyle eskiyor; sen eskimiyorsun. İçimdeki aynaları çıldırtarak, çatlatarak geliyorsun. Bir gülümseyişin ay’ı ve aynaları yalancı çıkarmaya yetiyor. Sende kendimi görüyorum. Her dem taze bir gönül taşıyorsun. Her an, nerde, hangi yaylada, hangi dağ başlarında, hangi ıssız vadilerde olursan […]

Mavi Kalem

Ölüm var kardeşlerim, gelin gülümseyelim

Yolumuz bir çarşıdan geçiyor. O bir çarşı içinde çarşılardan geçiyor. Toprağın çarşısından…. Orda ayrılıyoruz tanıdıklarımızdan, yine orda buluşuyoruz. Bu çarşıda kırılmayan testi yok…Ayağımızın topraktan kesildiği günler oluyor, uçtuğumuz günler, dağlara “tepeden” baktığımız zamanlar… Sonra toprak, o her ihanetimizi unutan “sadık yar”imiz çekiyor bizi; öncesiz ve sonrasız bir aşkla kendine katıyor… “Yaşamak güzel” diyorsun, sevgilim; şairin […]

Mavi Kalem

Çıldırmak güzeldir

Gözünü seveyim; insan yazar olunca, derdine derman aramaya görsün, o dünyalar güzeli Türkçe’de buluyor. Herkesin yari kendine, e, ana dilimiz Türkçe ya, biz de acıktığımızda, susadığımızda onun bereketli memelerine koşuyoruz. Korktuğumuzda etekleri altına saklanıyoruz. Canımız yaramazlık çektiğinde her teline dünya feda olası saçlarını çekiştiriyoruz. Şımarıyoruz; dalından inmiyoruz. Kızdığımızda onun “diliyle” kalaylıyor, onun ağzıyla ve argosuyla […]

Mavi Kalem

Günlerin dünyası

21 Mart, Dünya Şairler Günü’ymüş. İki hafta öncesi de Dünya Kadınlar Günü; 8 Mart. 21 Mart, doğu toplumlarının bir kısmı için nevruz; baharın başlangıcı, yenilenme ve yeniden doğma günü. Aynı günün şairlere de tahsis edilmesi anlamlı. Diyorum, kadınlar gününü de Martın yirmi birine çeksek; baharın, kadının ve şairin tek günde buluşmasını sağlasak, dibi delinesi dünyada […]

Mavi Kalem

Yazıya dair

“Yazmasam ölecektim” diyor ya hikayeci, biz yazar milleti, yazmayınca hiçbir şey olmasa da yazarız. Aramızda bol miktarda “Yazı Yazmaktan Karnı Nasırlaşan Adam”lar bulunur. Havadan sudan, ve dahi havaya ve suya tekabül etmeyen binlerce konudan yazılar çıkarırız. O yazılara ağırbaşlı elbiseler giydiririz. Kelimeleri dansa kaldırır, cümlelerden ırmaklar yapar, sayfalara ruh haritaları çizeriz. Yapmasak da bizi sahiden […]

Şiir

Eylül

sokaklarda bir adam her yanı küle kesmiş bir akşam havasında çıldırıyormuş gibi uzun şiirler okur ölüm nokta aşk virgül o adam benim desem güler geçersiniz o adamın kimliği sizi ilgilendirmez oysa birazcık sokulup dinleseniz kalbiniz bir denize akardı bir denize akardı kalbiniz gürül gürül yazık siz o denizi bilemezsiniz derinizin esmerliği o denizden değildir bakın […]