Gezi-Anı

Hasankeyf’ti menzilim…

Bir şehri sevmek için ruhunuzda taşının, toprağının, havasının, suyunun bir karşılığı olmalı.. Ya geçmişi çağırmalı sizi kendine, yahut geçmişten bugüne taşıdıkları.. Belki biri o şehirde yaşayan, şehre kimlik biçen siluet belki… O şehre can katan bir nehir, bir deniz… Sözgelimi kim inkâr edebilir İstanbul’a aşık olanların öncelikle Boğaz’a vurulmadığını… Kordon’un ne demek olduğunu İzmir’i sevenlere […]

Öykü

Hüzün sarısı anılar

Umrunda değil biliyorum. Ayrıntı bile değilim artık hayatında. Sıradan birkaç cümleyle özetlemek mümkün bu hikâyeyi. Sana kalsa özetlemek bile yersiz. Ama en azından bir yerlere not düşme hastalığımdan kurtulamadım işte. Ne işime yarayacaksa hüzün sarısı anılar… Kafam karmakarışıktı önce. Hani hayatının sınavına hazırlanırsın deli gibi aylar boyu. Sonra tam sınav yerine gelip, soruları gördüğünde allak […]

Öykü

Söyleyecek Sözüm Varsa

Bir yazıya başlarken eğer yazacaklarınızı önceden tasarlamadıysanız, en zor safha hiç kuşku yok ki yazıya hangi cümlelerle başlanacağını belirleyeceğiniz o en can sıkıcı safhadır. Kelimeler gidip gelir, defalarca yazılıp silinir, yeniden yazılır yeniden silinir. Üstelik muhtemel ki yazmak istediğiniz pek çok şey vardır ama yazamazsınız. Kolayına kaçıp çala kalem yazmak da içinize sinmiyorsa benim yazdığım […]

Röportaj

Şark’ın şiiri Hollywood’a meydan okuyor

Hollywood’un dünya sinema pazarını avucunun içine almasına rağmen ayakta durmaya ve yarattığı özgün sinema diliyle ‘bir şeyler’ söylemeye çalışan İran sineması, son yıllarda Avrupa’nın hatırı sayılır sinema festivallerinde önemli ödüller alıyor. Hayatı bütün gerçekliği ve doğallığıyla beyaz perdeye aktaran İran sineması aynı zamanda filizlendiği topraklarda müslümanların modernizmle hesaplaşmalarına da sahne oluyor. İran sinemasındaki son gelişmeleri […]

Röportaj

Bu film Türkiye’yi kötülemez

İşkence sahneleri Bakanlığın sansürüne takılan filmin yönetmeni İsmail Güneş: “Bu film Türkiye’yi kötülemez” Filmin adını önce Kültür Bakanlığı’nın sansürüyle duydu kamuoyu. Ancak İsmail Güneş’in uzun süredir üzerinde çalıştığı bir projeydi ‘Gülün Bittiği Yer’.. 1977 yılında ‘Karanlık Bir Dönemdi’ adıyla çekilen kısa filmin hikâyesi yıllar sonra Türkiye’nin en büyük ayıplarından birini bütün çıplaklığıyla ortaya koyan bir […]

Deneme

Sallantıda bir hayat

Ayaklarımızın altı ne kadar kayganmış meğer. Herşey ne kadar sallantıdaymış… Oysa sıkı sıkı bastığımızı sanırdık yere. Ne kadar da emindik kendimizden.. Ne kadar da güvenliydi evimiz, yuvamız… Felaketler hep kilometrelerce uzakta olurdu, duyardık… Televizyonlarda acı dolu yüzleri izlerken daha sıkı sarılırdık sevdiklerimize. Allah yazdıysa bozsundu, uzak olsundu bizden. Bu kez uzak olmadı ve hiç beklemediğimiz […]

Röportaj

Sinema medyayı sorguluyor

İstanbul Kanatlarımın Altında, Ağır Roman gibi filmleriyle 1990’lı yıllar Türk sinemasına canlılık ve hareket kazandırırken farklı kesimden bir çok insanın eleştirilerinin hedefi olan yönetmen Mustafa Altıoklar, ‘İşgal Altında İstanbul’ projesinin olgunlaşmasını beklerken yeni bir filme motor dedi bugünlerde. Çekimler öncesi konuştuğumuz Altıoklar, filmin medya eleştirisi yapmaktan öte neden röntgenci bir toplum haline geldiğimizi sorguladığını anlatıyor. […]

Deneme

Aynaya bakmak yürek ister

Acımayın bize. Acınası haline bakmayıp küçücük beyinlerinin alamadığı insani erdemleri ayaklarının altında çiğneyenler biz değiliz. Biz değiliz bütün misketleri cebine toplayıp arkadaşının elinde avucunda kalan son misketi de bir kıskançlık histerisiyle almaya çalışan. Kimliğinin ipuçlarını jiletle kazıyanlardan da değiliz inanın. Korkularımız sığ hevesler uğruna ciğeri beş para etmezlere boyun eğdirmez bizi. İnadımız isyana dönüşür, sabrımız […]

Deneme

Aynalar Yalan Söylemez

Sabır ne zor…İçinde kabaran öfke denizlerinin süt liman olmasını beklemek…Yüreğindeki isyan büyüyüp büyüyüp de seni boğmaya çalışırken susmak ne müşkül iş Yarabbi.. Herşeye katlanmak kolay da çığ gibi üstüne gelen lüzumsuzluklar yığınına eyvallah demek katlanılır şey değil. Avazı çıktığı kadar bağırsa insan belki dağılır içindeki kara bulutlar… Ya da doruklara çıkıp kendini boşluğa bıraksa… Ama […]

Şiir

Efendilerin oyununda yitirilmiş düşler

Bir zaman gelir ki gülmez olur yüzün… Sebepsiz bir hayatı peşin sıra sürüklerken aradığın ‘anlam’ belki de bakışlarını kaçırdığın o çocuğun gözlerindedir. Çoktandır başını kaldırıp bakmayı unuttuğun gökyüzünde ya da gölgesine sığındığın servinin sıcaklığında… Ama sen tesadüfî mutluluklara bel bağlayıp, mevsimlik bir bahar çiçeği gibi birilerinin orada olduğunu farketmesini beklersin. Farketmesini ve hayatın anlamını billur […]